14 Şubat 2008 Perşembe

Gönülçelen etkisi

Çok etkilendiğim bir öykü olmuştu. Bir zamanlar. Notos Öykü'nün yedinci sayısında. Salinger'ın gönülçelen öykülerine benzetmiştim. Hani öyküyü bitirir ve son cümlede kendisi aslında çok da belli etmeden sizi etkileyen bir sonla karşılaşırsınız ya. Şatafat yoktur, gürültü de. Sadece küçük bir nokta. Hepsi bu. Ama içinizde derin bir çukur açar. İçine içine bağıran. İşte öyle bir öyküydü Özgen Ergin'in öyküsü. Tam da Galatalı Angelos kitabının arkasına yazıldığı gibi: "... Hani okuduktan sonra arkanıza yaslanır, derin bir nefes alır, yüzünüzün gevşediğini ve iki dudağınızın birbirinden ayrılarak şaşkın bir tebessüme dönüştüğünü, bir sonraki öyküye başlama düşüncesi ile yüreğinizin damarlarınızdaki basıncı artırdığını hissedersiniz ya; işte Özgen Ergin'in öyküleri, insanı okumanın lezzetine mıhlıyor..." [Max Jones]. Tam da böyle.

Bir daha başka yerde de rastlamadım Özgen Ergin'in öykülerine. Alaçatı'da yaşadığını ve resimler yaptığını biliyorum. O Kadar. Ama şuradan hakkında bilgi sahibi olunabilir.

27 Ocak 2008 Pazar

Radiohead herkese soruyor: Müziğimizi nasıl istersiniz? Beleş, bedava, ücretsiz?


(SanatCephesi, Ocak 2008, Sayı: 22)

Müzik şirketleri, müziğin pek bilmişleri paniklemekte haklı! Ne de olsa geniş bir dinleyici kitlesine sahip bir müzik grubu, tarihte ilk kez albümünün tamamını kendisi yayımlamayı, dağıtmayı tercih etti. İlk kez “milyonlar satan” bir müzik, dinleyicilerine, dinlemek isteyenlere “gönüllerinden kopan bir eder” karşılığında ulaştı. Çünkü 15 yılı aşan müzik geçmişine sahip ve yayınladığı yedi albüm ile müzik şirketlerine, dağıtıcılara şimdiye kadar milyonlarca dolar kazandıran Radiohead “Buraya kadar!” dedi. Grup, yedinci albümlerini kendi internet sitesi üzerinden dinleyicilerine sundu. Radiohead, albüm için fiyat biçmeyip “Gönlünüzden ne koparsa!” deyince de kararın yankısı büyük oldu. Dinleyiciler, eleştirmenler, müzik şirketleri, otoriteler (?) vb. tartışıp durdu ama grup daha önce açıkladığı gibi Gökkuşakları İçinde (In Rainbows) isimli albümünü kendi internet sitesinden 10 Ekim’den itibaren mp3 biçiminde, tüm dijital cihazlarda çalınabileceği belirtilerek beğeniye sundu. Hem de en az 0 pound en fazla da 100 pound fiyata olmak üzere. Sonrasında dinmeyen tartışmalar ise kimileri için kuru gürültü ve kimileri için ise dibe çöken bir tortudan ibaret kaldı.

Tüm sesleri, dünyanın ya da koca bir yıl bir kenara çiziktirilenler


Arkhangelsk [Erik Truffaz]; The Very Best of Ethiopiques; Comicopera [Robert Wyatt]; White Chalk [PJ Harvey]; A Time for Everything [Yaron Herman Trio]; Back to Black [Amy Winehouse]; Refuge [Gilad Atzmon and The Oritnet House Ensemble]; Being There [Tord Gustavsen Trio]; New Blues [Third World Love]; Young Bones [Malia]; Metheny Mehldau Quartet; Fascinoma [Jon Hassell]; The Future is Unwritten-Joe Strummer [Belgesel Müziği]; Paris, Texas [Ry Cooder, Film Müziği]; Oldboy [Yeong-wook Jo, Film Müziği]; Twelve [Patti Smith]; In Rainbows [Radiohead]; Infinite Face [Norrda]


Aklıma takılan türküler
Hain't it funny [K. D. Lang]; Summerwine [Nancy Sinatra ve Lee Hazlewood, Bono ve The Corrs, Ville Valo ve Natalia Avelon]; Somewhere over the rainbow [Israel Kamakawiwo'ole]; Hurt [Johnny Cash]; I'm not getting enough [Yoko Ono]; Kara Araba [DandadaDan]; Whatelse is here [Royksopp]; Mi niña Lola [Buika]; Smells like teen spirit [Patti Smith]