Sonra PowerPoint'in tasarım olanaklarını öğrendikten, kullandıktan ve PowerPoint'ten sıkıldıktan sonra CorelDraw'a terfi ettim. İlk afiş tasarımının üzerinden dört yıl geçmişti ve baskı merkezinin sahibiyle, çalışanlarıyla ahbap olmuştuk. Yıllarca PowerPoint eziyeti çektikten sonra baktılar ki ben mekanlarına demir attım, bana bir grafik tasarım programı göstermeye karar verdiler. O dönemde evde bir bilgisayarım da olmuştu. O gün bugündür CorelDraw kullanırım. İlk zamanlar PowerPoint'te yaptığım tasarımların hemen hemen aynısını yapıyordum ama dene yanıla farklı tasarımlar yapmayı da öğrendim. Çentik sayıları için kapaklar tasarlarken yavaş yavaş kendimce farklı bir tarza yaklaştım hatta.Grafik tasarımını az biraz öğrendim işte öğrenmesine ama uzun yıllara dayanan bu uğraşının ben farketmeden küçük çaplı bir beceriye dönüştüğünü de anlamadım. Ta ki Mustafa üç yıl önce "Dostum bizim vakfın sinema gösterimlerine afiş yapar mısın?" diye soruncaya kadar. Kendimce bir tasarım yaptım ve beğenildi. Bir yıl sonra bir afiş daha, sonraki yıl ve daha sonraki yıl bir afiş daha derken Halime Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı'nın "Psikanaliz ve Sinema" etkinliğinin afişlerini dört yıldır üretmeye devam ediyorum. Ayrıca vakfın geçen aylarda düzenlenen kongresinin de afişini tasarladım (gerçi asıl beğendiğim tasarımı değil de daha sade olanı seçtiler).
Ayrıca bu yıl Türkiye Psikiyatri Derneği Bülteni'nin tasarımını da üstlendim. Bir sayı yayınlandı, yeni sayı sanırım bu hafta dernek sayfasına konacak. Bülten'de beni en çok heyecanlandıran ise kapak sayfasını tasarlamak oluyor. Hem psikiyatriyi, hem güncel gelişmeleri, hem bilimsel yönelimleri aynı anda çağrıştırabilecek bir kapak tasarlamaya çalışıyorum. Bir önceki sayıda beyin görüntüleme araştırmalarında sık kullanılan yüz okuma testlerinden bir ifade ile kadına yönelik şiddeti bağlamaya çalıştım. Yeni sayıda ise farklı steteskoplar ile hekimliğin güncel halleri arasında bağlantı kurmaya çalıştım.


0 yorum:
Yorum Gönder